Kime Ait Bu Oda Albümü (İFSAK Yayın No:43)

Duvarlar, perdeler, kapılar mahremiyetin olduğu kadar mülkiyetin de temsilidir. İçerde, saklanması gereken, çelişkilerle dolu, açığa çıkarsa diğerlerini rahatsız edebilecek bir yapı saklanır.

Sessizliği, şiddeti, – sessiz şiddeti- örtbas etme gücüne sahip duvarların arasında odalar aynı zamanda bireysel varoluşu, yaratıcılığı, özgürleşmeyi de vaat eder. Bireyi hem hapsedebilen; hem de yeri gelse yalnızlığından bir panayır yeri çıkartabilecek o odalar nasıl böyle iki ayrı son yazabilir hikayemize?

Virginia Woolf’a göre kadın için bağımsızlığın ve yaratıcılığın ilk koşuluydu ‘Kendine ait bir oda’! Özel alanın varlığıyla üretkenliği pekiştirebilmesi yetisi bir yana, oda aynı zamanda yıkılması ve yeniden inşa edilmesi gereken bir sınırlılığa da sahipti. Duvarlar, sınırları, erki ve örtüklüğü temsil ettikçe, kamusal alanda tuğlalarını tek tek bizim oluşturacağımız yeni görünmez odalara koştuk. Aynı amaç için omuz omuza vermiş insanlar bir meydanda toplanmışken, denize karşı bir kayanın üstünde dalıp gitmişken,

kentin sokaklarını bir ‘avare-gezer’ olarak arşınlarken içeridekine alternatif bir oda inşa ettik. Zihnin odacıklarında gezintiye çıkmak, git gide ağırlaşan başımızı hafifletecek rüzgara kavuşmayı umarak

yeni bir kamusal oda inşa etmek, mevcut tüm odaları politik bir mücadele alanına çevirdi.

Hane içi odalar, zihnin odacıkları hali hazırda bir mücadele alanıyken, buna bir de metaforik odaları inşa etme, hatta inşa edilmiş olanın yıkılması çabasını ekledik. Peki neden? Korunaklı olduğu varsayılan, yeni fikirlerin, özgünlüğün yuvası oda, neden aşılması gereken bir mekandı?

Herkesleştirdiği için…

Yan yanayken yalnızlaştırabildiği için…

Mutfakta esir kalanın sesini duyuramayacak bin yıllık duvarları olduğu için…

 

Bakım yükünü sırtlanmış, görünmez emeğin öznesini alıkoyduğu için …

Gürültüsü de sessizliği de çoğunlukla bir şiddet unsuru olduğu için …

Çarkların dişlileri arasında bizi ezdiği için…

Kendiliği hatırlatmaya değil; unutturmaya çalıştığı için…

Yeni, yepyeni ve duvarları göğe erişen odalara ihtiyaç duyduk!

Fotoğraf ile bu metaforik odaların izini sürmek, bizlere hem kendimizi, hem de toplumsal yapıyı irdeleme fırsatı sunacaktır. Zira o görünmez odalar, kimi zaman rıza ile, kimi zaman ise bir savunma mekanizması

olarak belirir. Olumlu anlamının yanında olumsuz olanı da taşıma potansiyeline sahip bu inşa sürecinde fotoğrafçı , odaların bir vaha mı, mecburi bir yan yol mu olduğunu da sorgulayacaktır.

Mümkün olsaydı kadınların katılımıyla edebiyat tarihini bile değiştirecek bir kudrete sahip olan odalar, bugün mevcut haliyle içerde ve dışarda nasıl bir gücü imliyor? Bugünün odalarının sahiplerini aramak, anlamaya çalışmak, bizi var olan sistemi ve buna karşı geliştirilen mücadele alanını tanımlamaya götürecektir.

Verimli ve yaratıcı eserlerle dolu bir geleceğe işaret eden odaları kimler işgal etti? Yerine yaratılan metaforik odalara, şehrin hangi köşelerinde rastlıyoruz? Kamusal alanda inşa etmeye çalıştığımız odalarda nefes alabiliyorsak, evimiz artık neresi? İçeriyi aşıp dışarıya kavuştuk, içeriyi taşımayı reddettiğimiz ya da çarpıklığını iliklerimize kadar hissettiğimiz için… Yurtsuzluk değil bu! Daha demokratik ve adil bir yurt arayışı! Şimdi fotoğrafla bu arayışı belgelemek istiyoruz.

Kendine ait bir oda’dan, kime ait olduğunu bilemediğimiz odalara uzanan bir yolculuk…

Burcu Göknar

 

 

Atölye Tasarım & Danışman
Burcu Göknar

Danışman Yardımcısı
Zeynep Erdoğan

Fotoğraflar
Ayça Kurtoğlu, Ayfer Gençer, Ayşegül Laçin, Aysel Gedik, Bahar Sayıner, Didem Nuhoğlu Utar, Hatice Ayaksız, Hatice Seyfioğlu Çelik, Hülya Üçpınar, Işık Gençer, Meryem Güldürdak, Münevver Antczak, Nurdan Ayvalı, Nursen Bilgin Kadayıfçıoğlu, Özlem Dikeçligil, Özlem Güney Bayraktar, Sema Kahraman Vurucu, Suzan Bayazıt, Zeynep Erdoğan, Zeynep Yılmazoğlu, Zuhal Ateş.

Kitap Tasarımı
Savaş Çekiç

ISBN 978-605-74655-0-0
2024 Aralık
Baskı Adedi 500

Baskı ve Cilt
Oluşur Basım Hizmetleri San. Tic. A.Ş.
100 Yıl Mahallesi. Massit Matbaacılar Sitesi
4. Cadde No: 52-53. Bağcılar/ İstanbul
Sertifika No: 46065

Copyright © 2024, İFSAK
Bu kitabın bütün hakları saklıdır. Yazılar ve görsel malzemeler,
izin alınmadan tümüyle ya da kısmen kullanılamaz.

Gedik Sanat “Kadının Sözü Var” Projesi kapsamında
İstanbul Gedik üniversitesi’nin katkılarıyla.