İKİ BEN ANLATILARI

Çalışma alanı insan ve yaşam olan bir fotoğrafçı , başkalarını anlatmak üzere yola koyulduğunda eninde sonunda kimlikler,temsil ve iktidar meselesi ile karşılaşacaktır.

Fotoğraf makinesini başkalarına çevirerek yaşamlarının sürekliliğinden, kimliklerinin akışkanlığından koparıp aldığımız anlık imgelerle oluşturduğumuz temsillerin şiddet barındırması işten bile değildir. İmgenin sahibi ile karşılıklı eşitlik ve rıza temelinde ilişki kurup imgeyi bağlamına oturtmadıkça şiddetin kaçınılmaz olduğunu bile söyleyebiliriz.

Bakan ve bakılan arasında hiyerarşik olmayan bir ilişki kurmak mümkün müdür?

Bunu sağlamanın yolu nedir? Çuvaldızı önce kendimize batırmak, önce kendimize bakmayı deneyimlenmek işe yarar mı?

Tüm bu sorular  üzerinde düşünmeyi ve yanıt aramayı amaçlayan bir projedir İKİ BEN.

İki aşamalı olan projenin ilk aşamasında fotoğrafçılar kendine bakma, bir anlamda kendini nesneleştirme olgusunu , ikinci aşamada proje grubu içinden eşleştikleri ‘öteki’ne bakmayı deneyimleyerek, görsel bir anlatıya dönüştüreceklerdir. Bu arada öteki de ona  bakma ve ona ilişkin fotoğraf anlatısını kurma ile meşgul olacaktır. Proje sonunda her fotoğrafçının biri kendisi tarafından, diğeri öteki tarafından anlatılmış iki görsel hikayesi olması beklenmektedir.

Bu değerli kişisel deneyimlerin yanında, bireysel olanın politik olduğu bilgisiyle toplumsal faydalar da umabiliriz. Bu düşündürücü, dönüştürücü ve keyifli  fotoğraf oyununun ikinci bölümünü de tamamlamış olarak fazla uzak olmayan bir tarihte sizlerle tekrar buluşmak dileğiyle.