“Ziyaretçiler”
Meropi Mitrou
Fotoğraf Sergisi

Bazen yaşamda kendimizi asla hayal edemeyeceğimiz yerlerde ve anlarda buluruz ve bizi bulunduğumuz yere taşıyan insanlar ve deneyimler olmadan bu yerlere ve anlara gelmemiş olacağımızı fark ederiz.

Küçük bir kız çocuğu olduğum zamanlardan beri annem benim evi olmayan bir ziyaretçi olduğumu söylerdi; sürekli olarak farklı yerleri, insanları ve deneyimleri ziyaret eden. Hayatımı düşündüğümde annemin haklı olduğunu görüyorum; benim bir “evim” olmadı. Her zaman bir ziyaretçiydim, bir yerden diğerine gidiyor ve insanlarla ilişkiler ve manevi bağlantılar kuruyordum. Beni mutluluğa, gerçeğe ve kendime yönlendiren bu insanlardı.

Bu proje, vatanım olan Yunanistan’dan ayrılıp Hindistan’a taşınmaya karar verdiğim dönemde bir insanı anavatanını terk edip başka bir yerde yaşamaya iten şeyin ne olduğunu araştırıp keşfetme niyetimle başladı. Diğer insanların portrelerini çekerek bu cevapları kendi içimde bulmayı umduğum Ziyaretçiler, yaptığım keşiflerle hayatımı geri dönülmez bir şekilde şekillendirerek çok daha büyük bir şeye dönüştü.
Yaşamımızda, bulunduğumuz anda neden olduğumuzu ve tüm bunların nasıl olduğunu fark edecek ve anlayacak belirli bir zihin seviyesine ulaştığımız bir zaman gelir. Mutluluğu ruhunuzda hissedersiniz ve sadece bilirsiniz. Hayatımızdaki her şeyde ve her yerde ziyaretçiyiz ve bu yaşam bize yanıtın her zaman sevgi olduğunu göstermek için farklı seçenekler, farklı olasılıklar ve sayısız fırsat sunan uzun bir yolculuktur.

Ziyaretçiler kapsamında yer alan portrelerde çok sayıda ülkeden ve çok sayıda farklı etnik kökenden gelen, geniş bir yaş ve cinsiyet yelpazesinden insanı kolayca gözlemleyebilirsiniz. Bazıları yurtdışında diğerlerinden daha uzun süre yaşamış, hepsi yaşamlarının farklı aşamalarında olmakla birlikte aynı zamanda yaşamlarında benzer aşamalarda olan insanlar. Hareketsiz yüzlerine bakan bir kişi, hikayelerinin sadece gözlerinden okunduğunu görmekle kalmaz, aynı zamanda varlıklarının enerjisi sayesinde özlerini hissedebilir; parlatılmış gümüş yüzükler, yılların çalışkanlığını yansıtan kaba eller, kusursuz uygulanmış makyaj, haftalardır şekillendirilmemiş saçlar, omuzlarından birinin doğal olarak diğerinden daha yüksekte olması, gömleklerindeki hafif kırışıklıklar. Kişi, her birinin kendi geçmişine ve insan olmanın getirdiği güzel kusurlara sahip olduklarını hatırlayarak her birinin hikayesini hissedebilir.

Ziyaretçiler, hem fotoğrafçının hem de fotoğrafa konu olan kişinin birbirleriyle buluştuğu somut bir savunmasızlık hissi taşır. Bir ziyaretçi olup olmadığınızı sorgulamış olma olasılığınız bile, tek bir yerde güvenli bir eve sahip olmadığınız anlamına gelir. Bazıları için bu son derece rahatsız edici olsa da, bazıları içinse tamamen özgürleştirici olabilir. Her iki durum da, en doğru özbenliğinizi açıklıkla ortaya koymanızı, sorularınızın hepsi için yanıtlarlarınızın olmadığını kabul etmenizi gerektirir. Fakat en önemlisi, bu sorular kamera merceğinin yardımı ile Benim tarafımdan tetiklenmiş, ancak kendi özünüz tarafından artık sorulmuştur. En gerçek benliğinizi öne çıkardığınızda ve soruların kendiliğinden ortaya çıkmasına izin verdiğinizde, kendinizi ruhunuzun daha önce keşfedilmemiş parçalarını keşfederken bulacaksınız; varlığınızın henüz gerçekleşmemiş olan yönlerini keşfedeceksiniz. Ve bu her şeyi değiştirecek.

28 Eylül 2019, Cumartesi, 17:00
İFSAK Galeri